"Çankaya yolu kanlı mı olacak?"

BDP'li Gülten Kışanak, Başbakan'ın Çankaya'ya çıkmak istediği söyledi.

27 Şubat 2012 Pazartesi 15:43
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Başbakan'ın Çankaya'ya çıkmak istediği belirterek, "Çankaya'nın yolu kanlı mı olacak barışla mı olacak?" diye konuştu. Kışanak, "Çözümün konuşulduğu bir dönemde sınır ötesi operasyon tezkeresi önümüze getiriliyor" dedi, hükümeti eleştirdi.

Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Diyarbakır Cezaevinde, 12 Eylül darbe döneminde işkence gören mağdurların, Diyarbakır Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bunun tarihi bir olay olduğunu ifade etti.

Söz konusu dönemde, Diyarbakır Cezaevinde "Vahşet düzeyinde insanlık suçu işlendiğini" belirten Kışanak, "Orada, Kürt halkını kimlik olarak mahkum etmek istediler. Orada yaşananlar adli birer vakadan ibaret değil, sistematik bir insanlık suçudur. Diyarbakır Cezaevinde yaşananlarla yüzleşmeden, Kürt sorununun çözülmesi mümkün değildir" diye konuştu.

Suç duyurusunun hukuksal olarak sağlıklı bir şekilde işlemesini arzu etiklerini anlatan Kışanak, bu kapsamda siyasi aktörlerin de sorumluluk alması gerektiğini kaydetti.

Bu konuda Mecliste bir araştırma komisyonu açılması gerektiğini belirten Kışanak, "Parlamento, Türkiye'nin bu en büyük kara lekesini temizlemeli. Orası insanlık müzesine dönüştürülmeli ve halktan özür dilenmeli"
dedi.

Kışanak, bunun ardından, Mecliste, "Gerçeklerle yüzleşme komisyonu" adı altında daha kapsamlı bir komisyonun da kurulmasını istediklerini söyledi.

"Eski MGK tutanakları okunsun"

Gültan Kışanak, son dönemlerde Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Uğur Mumcu, Turgut Özal'ın ölüm nedenlerinin araştırılması konusunda bir tartışma yürütüldüğünü hatırlattı.

Bu ölümlerin gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılmasının şart olduğunu anlatan Kışanak, parlamentonun bu konuda da sorumluluk alması ve meclis araştırması açması gerektiğini vurguladı.

Bu konuların aydınlatılması için özellikle 1990'lı yılların mercek altına alınması gerektiğini belirten Kışanak, Türkiye'de 1990'lı yıllarda bir "Savaş politikası" kararı alındığını, bu kararın 1992'li yıllarda uygulanmaya
başlandığını öne sürdü.

Kışanak, "JİTEM konusunda net söylemlerde bulunan bir kişi var. 'Ben kurdum, Hizbullah'ı da ben yönettim' diyor. Hükümet ne yapıyor?" dedi. Gültan Kışanak, yalnızca arşivlerdeki MGK tutanaklarının okunmasının bile
bu olayların açığa çıkması için yeterli olacağını öne sürdü.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren için, "11 Eylül'de kanı durdurabilirlerdi. Durdurmadılar, çünkü Evren, Çankaya'ya çıkmak istiyordu" şeklinde ifadeler kullandığını belirten Kışanak, şunları söyledi:

"1992 konseptine onay vererek, yani kanı durdurmayarak, şiddet politikasına sonuna kadar geçit veren Demirel de Çankaya'ya kanlı bir yoldan tırmandı. Bugün yaşadığımız gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Bugün de yine Çankaya'ya çıkmak isteyen bir Başbakan var. Acaba Çankaya'nın yolu kanlı bir yol mu olacak, bu ülkenin evlatlarının ölümleri pahasına mı olacak yoksa barış, demokrasi ve çözümle mi olacak? Bunu Türkiye kamuoyu merak ediyor."

"Kürt sorununun" çözümüne ilişkin tartışmaların özellikle referandumdan sonra arttığını anlatan Kışanak, "Anadilde eğitim ve demokratik özerklik konularının daha umut verici düzeyde" dile getirildiğini, ancak hükümetin bu konuda olumlu bakış açısına sahip olmadığını öne sürdü.

Hükümetin, sorunun çözümü için "dünya turuna çıktığını" savunan Kışanak, "Oysa Kürt sorunu burada yaşanıyor. Uluslararası arenada Türkiye'nin neyini pazarlıyorlar, neyi peşkeş çekiyorlar, karşılığında ne istiyorlar? Kamuoyu bunları bilmiyor" dedi.

"Çözümsüz kalmış bir yol"

TSK unsurlarının, sınır ötesi harekat düzenlemesi konusunda hükümete verilen yetkinin uzatılmasını öngören tezkereye değinen Kışanak, bunun, "Türkiye'de defalarca denenen ancak çözümsüz kalmış bir yol" olduğunu iddia etti.

Kışanak, "Bir taraftan PKK'ya 'Güçlerini sınır dışına çıkar' diyorsun, diğer taraftan sınır ötesi operasyon düzenliyorsun" şeklinde konuştu.

Hükümetin, söz konusu tezkere ile ilgili görüşmeleri kapalı oturumda yapmak istediğini belirten Kışanak, "Tezkere ile ilgili görüşmelerin kapalı oturumda yapılmasına karşıyız. Bu görüşmelerin kamuoyuna açık olması gerekiyor" dedi.

Kışanak ayrıca, zorunlu din dersi ile türban konusundaki tartışmaların, "İnanç özgürlüğü temelinde yaşanan problemler olduğunu, bu sorunların ancak yeni bir anayasa ile çözülebileceğini" sözlerine ekledi. 
banner120

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    sanalbasin.com üyesidir
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    E-Gazete
    Karikatür
    • Twiit
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv