Öztürk ve Taşdemir'in Gündemi Taciz

Ağrı Mv. Dirayet Taşdemir'in Ağrı'da Kuran kursunda yaşanan cinsel istismara ilişkin soru önergesi verirken,Bugünde Berdan Öztürk konuya ilişkin basın açıklaması yaptı

25 Temmuz 2017 Salı 16:50
banner77
Öztürk ve Taşdemir'in Gündemi Taciz
 Ağrı Hdp Milletvekilleri Dirayet Taşdemir ve Berdan Öztürk Ağrı da Kur'an Kursunda yaşanan cinsel istismarın ulusal basında yer almasının ardından gündemlerine bu olayı alarak çalışmalarını başlattılar .Dirayet Taşdemir konuya ilişkin Başbakan Binali Yıldırım'ın cevaplaması için soru önergesi hazırlarken Berdan Öztürk te basın ve kamuoyu ile paylaşılmak üzere bir basın metni kaleme aldı. 
Hdpli iki Ağrı Milletvekilinin  basın aracılığı ile paylaşmak istedikleri metinler de şu ifadeler yer alıyor.
 

Ağrı İmam Buhari Yatılı Erkek Kuran Kursu’nda kalan 9 yaşındaki erkek öğrenci U.P.’nin Kuran kursu hocası Y.K tarafından tecavüze uğradığı bilgisi basına yansımıştır. 1 Haziran'da 9 yaşındaki U.P adlı çocuğun söz konusu konuya ilişkin ifadesinde Y.K’nin medresede kendilerine Kur'an öğrettiğini söyleyerek saldırganın kendisini odasına götürdüğünü ve dayakla korkutarak kendisini istismar ettiğini dile getirmiştir. U.P. cinsel istismarın geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda başladığını söylemiştir. Kurban Bayramı’nda kursun boşalmasından yararlanan Y.K.’nin kendisine bir daha tecavüz ettiğini belirten U.P. “Bayramda gidecek yerim olmadığı için yurtta kaldım. Y. abi de kalmıştı. Yalnız kaldığımız için böyle yaptı.” diyerek, tehditler nedeniyle vücudundaki izler konusunda da ‘'Düştüm.'’ diye yalan söylediğini belirtmiştir.

Bu bağlamda;

1-U.P. adlı 9 yaşındaki çocuğun yaşadığı travmayı atlatabilmesi için ne tür önlemler alınacaktır? Söz konusu Kuran kursu kapatılacak mıdır?

2-9 yaşındaki U.P adlı çocuğun istismarına göz yuman diğer kurs görevlileri hakkında bir yasal işlem başlatılacak mıdır?

3-Söz konusu kursta öğretici olan kişiler hangi kriterlere göre seçilmiştir? Kuran kurslarında rehber öğretmenler çalışmakta mıdır? Herhangi danışma merkezi veya şikayet mercii bulunmakta mıdır?

4-Hükümetiniz tarafından 15 yıldır tek başına yönetilen bir ülkede çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarının artarak devam etmesinin sebebi nedir?

5-15 yıllık iktidarınız boyunca Kuran kurslarında meydana gelen cinsel istismar olaylarının istatistik verileri nedir? Kaç çocuk cinsel suçlara maruz kalmıştır?

6-Türkiye genelinde işlenen suçların yüzde 46’sının çocuklara karşı işlendiği, bu suçlar arasında cinsel istismarın ilk sırada yer aldığı belirtilmektedir. Ortaya konulan rakamlar hükümetiniz tarafından nasıl değerlendirilmektedir?

7-Etkin yaptırımların uygulanmamasının, göz ardı edilmesi ve kamuoyunda hafifleştirilmek istenmesi daha sonra meydana gelecek olan vakalara davetiye çıkarmakta olup, hükümetinizin konuyla ilgili çalışması bulunmakta mıdır? Bu kursların denetimi konusunda etkin bir düzenleme yapmayı düşünmekte misiniz?

                                                                                                                                                       Dilan Dirayet Taşdemir

BASINA VE KAMUOYUNA

22 Temmuz 2017 tarihinde Vekili bulunduğum Ağrı ilinde 9 yaşındaki U.P. adlı erkek çocuğun tecavüze uğradığı ile ilgili basına yansıyan haberler üzerine bu basın metnini kaleme almış bulunmaktayım. Ağrı İmam Buhari Yatılı Erkek Kuran Kursu’nda kalan 9 yaşındaki U.P’nin Kuran hocası olan 17 yaşındaki Y.K.’nin tecavüzüne uğradığı ve yaklaşık üç ay önce meydana gelen olayın yetkililer tarafından örtbas edildiği anlaşılmıştır.

Yetim kaldığı için yurda verilen U.P adlı çocuğumuzun verdiği beyanata göre kendisine tecavüz eden Y.K ile bir yıldır aynı kursta kaldığını ve tecavüz vakasının birden fazla kez gerçekleştiğini belirtmiştir. Olay açığa çıktıktan sonra Y.K’nın apar topar tutuklanarak cezaevine gönderildiğini ama Y.K dışında hiçbir kurs görevlisi hakkında adli ve idari bir soruşturma açılmadığı da bilgimiz dahilindedir.

Çocuklara yönelik Cinsel istismar vakası, Türkiye’nin kanayan yarasıdır. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan somut verilere göre Özellikle 7-14 yaşındaki çocukların, en çok cinsel istismara uğrayan grup olduğu belirtilmektedir.

Türkiye’de çocuk istismarına dönük gerçekleşen vakalar halen hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Pozantı, Ensar Vakfı, İzmir, Gerger, Adana, Kemer ve en son olarak da Ağrı’da gerçekleşen tecavüz ve taciz vakalarının özellikle AKP’nin iktidar olduğu dönemde sürekli bir artış göstermesi mevcut durumun sistematik ve yaygın bir hale geldiğinin en önemli göstergesidir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) "Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara" ait verilerine göre, Türkiye'de 2014 yılında bin 377'si erkek, 9 bin 718'i kız çocuğu olmak üzere 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Cinsel suçlara maruz kalan çocukların yüzde 57,6'sını 15-17 yaş grubu, yüzde 23,9'unu 12-14 yaş grubu, yüzde 18,5'ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturmuştur.

Yine yapılan araştırmalara göre, dünyada son 4 yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 artmış durumdadır. Tecavüzcülerin tahminen % 5'i ortaya çıkarken % 95'i gizli kalıyor. Ensest ilişkilerin ise binde 4 biri ortaya çıkıyor. Adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgili. Çocuk istismarı nedeniyle Adli Tıp Kurumu’na başvuranların sayısının her geçen gün artıyor olması bizi derinden kaygılandırmaktadır. İşte resmi rakamlar: 2012’de 2.395, 2013’te 3.002 olan başvuru sayısı 2014’ün Ekim ayı itibariyle 2.449 olarak gerçekleşti. 2015 yılında ise aynı nedenle açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 700’lük bir artışla 16 bin 957’ye yükselmiştir.

Türkiye’de çocuk istismarı ile ilgili açılan toplam dava sayısı: 40.266, karar çıkan dava sayısı: 24.825, mahkûmiyet Kararı: 13.968’dir. Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor. Bu da şu anlama geliyor. Türkiye’de günde 21 çocuğun yani yaklaşık olarak her bir saatte bir çocuğun cinsel istismara uğradığını göstermektedir.

Çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının, kriminolojik dökümü bile durumun vahametini ortaya koymaktadır. Ancak ortaya çıkan ve adli makamlara intikal eden vakaların görülme, değerlendirme ve sonuçlanmasında ortaya çıkan hukuksal problemler de başlı başına büyük bir sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun çocuklara yönelik tecavüz eylemine de yer verilen “Çocukların cinsel istismarı” başlıklı 103. Maddesi’nde tanımlanan suçlar artık rutin hale gelen “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimleriyle sulandırılmakta ve suçun yaygınlaşmasına hatırı sayılır bir katkı sunmaktadır. Cezasızlık ya da daha az ceza kız çocuklarına, kadına şiddetin, tacizin, tecavüzün, kadın cinayetlerinin önünü açan ve hatta teşvik eden bir merhaleye ulaşmış durumdadır.

Çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarının hukuksal boyutunun yanı sıra yaşadığımız toplumun sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve demografik boyutlarıyla birlikte toplumun son 15 yılda geçirdiği dinsel referanslı restorasyonun kadının aleyhine kırılan toplumsal cinsiyet algısıyla yaşamımızın her alanına dayatılmış olmasıdır.

AKP iktidarının toplumsal cinsiyet algısı ve kurgusu varlık nedeni olan neoliberal formun dışında ikincil bir sarmal olarak geleneksel, islami, eril ve cinsiyet eşitliğini reddeden ideolojik bir içeriğe sahiptir. Kadın ve erkek kimliğini kendi ideolojik saiklerine göre kuran, toplumsal rolleri bu temel etrafında dağıtarak kendine göre oluşturduğu ahlak anlayışını bütün topluma empoze etmek isteyen bir diskurla, toplum yukarıdan aşağıya doğru değiştirilip, dönüştürülmektedir. Söz konusu ideolojik dönüşüm toplumun bütün hücrelerine nüfuz etmekte ve cinsel davranışların hangisinin uygun, hangisinin meşru, hangisinin suç olup olmadığını da belirlemektedir. Entelektüel üretim araçlarının sunduğu bütün olanakların yanı sıra medya eliyle yürütülen algı operasyonlarıyla da toplum bilinçli bir şekilde bu ideolojik saikler etrafında tahkim edilmekte, hükümetin politikalarına adapte edilmekte ve istenen toplumsal rızanın imalatı da bu şekilde sağlanmaktadır.

Çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında ortaya çıkan vakaların yanı sıra hiçbir şekilde şikayet mekanizmalarına ulaşmayan, kapalı kalan ve özellikle çocuk yurtlarında, sosyal hizmet yurtlarında, Çocuk ıslah evleri ve cezaevlerinde sistematik bir cinsel istismar olduğu da herkesin malumu. Devletin denetimi altında bulunan bu kurumlarda neler yaşandığını bilmiyoruz. Meydana gelen vakaların üstünün örtüldüğü ve bunun önünün kesildiğini de ancak tahmin edebiliyoruz.

Sonuç olarak, çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının ideolojik ve politik kurguların dışına çıkarılarak bu suçların işlenmeyeceği, bu ihlallerin oluşmayacağı koşulları, toplumun her kesiminde farkındalık yaratarak işe başlayabiliriz. Devletin ve hükümetin görevi eğitsel ve dönüştürücü programları sistematik ve yaygın hale getirmektir. Çocuklara bayram armağan eden tek ülke olma hamasetinin 9 yaşındaki bir çocuğun bedeninde tuzla buz olduğu içi boş böbürlenmelerle kaybedecek vaktimiz yok artık. Devlet ve hükümet yetkilileri meydana gelen vakaları tekil düzlemde ele alıp, ahlakını temize çekemez. Çocukların beden ve ruh sağlığını güvenle emanet edeceğimiz yeni bir toplumsal bakış açısı ülkemizin geleceği açısından son derece kritik bir noktadır. Bu konuda bütün kamuoyunu ve meclisi de acilen görev ve sorumluluk almaya davet ediyorum…25.07.2017

Berdan Öztürk

Ağrı Milletvekili

banner120

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • Misafir 3 hafta önce yorumlandı

      1/Fiili işleyen kurs hocası değil kalan bir öğrenci
      2/ Hergün parklarda, hastahanelerde, yolcu taşıma araçlarında benzer vakalar oluyor peki o zaman hastaneleri, parkları , toplu taşıma araçları ortadan kaldırın mi diyelim. Bu iki dangalak ve benzerleri sadece bu siyasi malzeme yapmaya. çalışıyorlar. Bu küçük çocuğu istismar etmek ne kadar kötüyse olayı siyasi maksatla malzeme yapmak daha derin bir vijdan yarasıdır. Beli ki dertleri masum küçük çocuk değil bu olayı siyasi malzeme yapmak.

    • Ağrı 4 hafta önce yorumlandı

      Bir hastanede bir hasta yaşamını kaybetti diye hastane kapatılır mi? Bunların amacı tecavüze uğrayan evladımızın hakkını savunmak olsaydı 2-3 ay önce açıklama yaparlardı. Açıkça bu iğrenç olay üzerinden din düşmanlığı yapıyorlar. Pkk'nın son dört yılda Ağrıda kandırarak dağa çıkardığı 400 gencin bekasına ilişkin açıklama yapsınlar.

    sanalbasin.com üyesidir
    TÜMÜ Yazarlar
    Arşiv