Deniz Budak Yazdı SURİYELİLER!!

Uzun süredir ülkemizin gündemini meşgul etmekle beraber sosyoekonomik yaşamımızın da temel unsuru haline gelen (getirilen) Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmeleri yoğun bir tartışmayla beraber kutuplaşmayı da beraberinde getirdi.

31 Temmuz 2019 Çarşamba 08:28
Deniz Budak Yazdı SURİYELİLER!!

Uzun süredir ülkemizin gündemini meşgul etmekle beraber sosyoekonomik yaşamımızın da temel unsuru haline gelen (getirilen) Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmeleri yoğun bir tartışmayla beraber kutuplaşmayı da beraberinde getirdi.


Suriye’de kaos baş gösterdikten sonra, cihatçıların delik deşik ettiği ülke sınırlarımızdan oluk oluk savaş mağduru akın etmiş ve kontrol dışı akıma karşı hiçbir önlem alınmamıştı.


Türkiye’de bulunan 3,5 Milyon Suriyelinin sadece 150 Bin’i devletin tahsis ettiği kamp merkezlerinde kalıyor.

Geri kalanların tamamı ülkenin dört bir tarafına, kendi olanakları ile yayılmış durumda.

Neredeyse tüm Dünyanın tankı-topuyla istila ettiği Suriye’de, işgalciler geri çekilmeden refahtan bahsetmek sadece siyasi fahişelik olur.

Bu gün toplumda yaşanan tüm ahlaksızlıkları Suriyelilere fatura etmek te ahlaksızlığın en alasıdır.


Uzun bir süredir "Göç" konusunda çalışmalar yapan İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel “Suriyeliler da dahil olmak üzere Türkiye'deki yabancıların oranı yüzde 6 civarında. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün 2018 yılı adli istatistik verilerine göre Adliye'ye intikal etmiş soruşturmaların sadece yüzde 1,6'sı yabancılar ile ilgilidir. Yani yerli nüfusa göre yaklaşık 4 kat daha düşük bir suç oranı söz konusudur”


Devletin tüm kaynaklarının Suriyelilere aktarıldığı, hepsinin devletten maaş aldığı, ayrıcalıklı oldukları yalanları toplum tarafından ezberlenmiş yanlış bilgilerdir.


Suriyeliler 8 yıl önce geldiklerinde, kontrolsüz bir şekilde ülkenin her tarafına dağılmalarına karşı olan saftaydım.

O gün bize din düşmanı, insanlık düşmanı diyenler, “Suriyeli kardeşlerimiz buyursun, soframız açık” diye bas bas bağırıyorlardı.


Hâlbuki biz farklı bir şeyden bahsediyorduk. Oluşacak kaotik ortam, toplumsal dengelerin sarsılması, ekonomik sarsıntı, kültürel yozlaşma, çarpık kentleşme, toplumun alt kademelerinde oluşacak ırk milliyetçiliği v.s.


O gün benim gibi düşünenler, bu gün “Suriyeliler defosun” söyleminin karşısında duranlarıdır.


O gün Suriyeli kardeşlerimiz söylemi üzerinden insanlık pompalayanlar, bugün Suriyeliler defolsun diyenlerdir.

Suriyeliler tabi ki ülkelerinde dönsünler.

Ama horlanarak, hakarete uğrayarak, şiddete maruz kalarak değil.

Özgür Suriye koşulları sağlanmadan 3,5 Milyon insana defol demek, ırkçılığın en alasıdır. İnsanlık dışı bir muameledir.

Dün, yalancı kardeşlik havası estirip soframız açık diyenlerin safında değildik.

Bugün de, Suriyeliler defolsun diyenlerin safında değiliz.

Bu ülkeye milliyetçilik adı altında ırkçılık aşılayarak toplumu birbirine kırdırma eğilimi gösteren sahte milliyetçiler’in gazına gelmeyerek, çevremizi bu konuda aydınlatmalı, savaş mağdurlarına daha insani çerçevede davranarak ülkelerine göndermeliyiz.
 
04haber.net -->

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Linkler
    Kim Kimdir? Tüm Biyografiler
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv