Ağrı İHD Ağrı Kapalı Cezaevinden Şikayetçi

Ağrı İhd Ağrı Kapalı Cezaevindeki koşullara ilişkin hazırladığı raporu basınla paylaştı.

13 Ekim 2017 Cuma 18:17
banner77
Ağrı İHD Ağrı Kapalı Cezaevinden Şikayetçi
Ağrı İnsan Hakları Derneği Ağrı Kapalı Cezaevine ilişkin olarak mahkumların yoğun şikayeti üzerine oluşturduğu komisyonla bir rapor hazırladı.
Hazırladıkları raporu bugün İHD Ağrı şubesinde basınla paylaşan dernek yöneticileri ; Cezaevi yönetimi yasal gerekçe göstererek heyet olarak cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular ile görüşme yapmamıza izin vermediğini. Bunun üzerine heyet üyelerinden Murat MELET, Abdulhadi KARAKURT ve Servet ERTAK Cezaevi idaresi ile Av. Vural KAYA ve Av. Mehmet KARATAŞ ise hükümlüler ile avukat kimlikleri ile görüşme gerçekleştirdiğini ifade ettiler.
Ağrı İHD Başkanı Abdulhadi Karakurt,Kurucu Üye Olcay Öztürk,Yönetim Kurulu ÜyesiAtilla Özmen’in hazır bulunduğu basın toplantısında açıklamayı İl sekreteri Vural Kaya gerçekleştird.
Açıklamada ‘’ Alfabenin bittiği yerde Adalet bakanlığı tarafından BTOK(Belirli tipi olmayan kapalı infaz kurumu)hapishaneler yapılmıştır. Ağrı kapalı infaz kurumu Türkiye’de 21 tane olan bu tipteki hapishanelerdendir. Bu tipi belli olmayan hapishaneler (herhangi bir tip proje üzerine inşa edilmeyen il ve ilçe cezaevleri) kapasiteleri ve binaların fiziki yapıları hakkında detaylı bir bilgide yoktur. Eskiden askeri bir cezaevi olarak kullanılan bu bina eski özelliklerini koruyarak bu hale getirilmiştir.’’ İfadelerine yer verilirken mahkumların şikayetleri şu başlıklar altında toplandı;
Mehmet AYAZ isimli mahpus, kuruma yaklaşık 40 gün önce Gümüşhane Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan toplamda 14 kişi olarak sürgün edildiklerini, kuruma girdikten sonra ayrı koğuşlara yerleştirildiklerini, yaşanan birçok sorun olduğunu dile getirerek bazı örnekler vermiştir:
• Kuruma kabulde kendilerine çıplak arama dayatıldığını,
• Kurumun eskiden askeri cezaevi (disko diye tabir edilen disiplin koğuşu) olduğunu, hala o dönemin izlerini taşıdığını, örneğin duvarların askeri renklerden tam olarak arındırılmadığını,
• Kurum müdürünün sorunların çözümü için üzerine düşeni yapmadığını, görevlerini yerine getirmediğini,
• Kalp hastası olduğu ve ameliyat geçirdiği için alması gereken ilaçları gereği gibi alamadığını, tansiyon aletinin verilmediğini, sağlık sorunlarına duyarsız kalındığını,
• Bizzat cezaevi yönetimi tarafından verilmesinde sakınca görülmeyen radyonun daha sonra gerekçe gösterilmeksizin geri alındığını,
• Günlük rutin şekilde yapılan sayım işlemlerinin normalde aylık yapılması gereken koğuş içi aramalara dönüştürüldüğünü, aramalarda odalarının dağıtıldığını, eşyalarına zarar verildiğini,
• Koğuş kapısında bulunan küçük aralıktan sürekli izlenerek taciz, tahrik ve rahatsız edildiklerini,
• Zaruri ihtiyaçlarının başında gelen gazete, spor vs. gereksinimlerinin karşılanmadığını,
• İdare tarafından üzerlerinde emrivaki askeri düzen oluşturulmak istendiğini, sayımlarda koğuşlara askeri koyarak askerle mahpusların karşı karşıya getirilmek istendiğini,
• Herkesin kimlik kartları koğuş girişinde asılı olduğu halde koğuştan avukat, telefon vb. geçici çıkışlar için kimlik göstermeye mecbur edildiklerini,
• Kendilerine hukuksuz uygulamaların dayatıldığını,
14 kişi ile birlikte Gümüşhane Cezaevinden Ağrı Kapalı Cezaevine sevk edildiklerini, sevk edildikleri bu cezaevinin Askerlikte Disko olarak tabir edilen Askeri Cezaevinden yaklaşık 2-3 ay önceden Kapalı Cezaevine çevrildiğini, bu nedenle halen Askeri Cezaevi şartlarının mevcut olduğunu, ağır tecrit koşullarında yaşadıklarını,
• Cezaevi koğuşlarının 3 kişilik olmasına rağmen her koğuşta 9 hükümlünün kaldığını, abonesi oldukları gazeteler dâhil kendilerine hiçbir gazetenin verilmediğini, radyonun kırık olduğunu ve sadece iki kanal frekansı çektiği,
• Cezaevine ilk girişte kendilerine çıplak arama dayatıldığını, ancak bunu kabul etmeyerek direnmeleri sonucu bunu yapmadıklarını,
• Her gün günde iki defa olan sayımın genel aramaya çevrildiğini, tokmakla(çekiçe benzer) aramada her yere vurulduğu, aramalarda provakatif eylemlerde bulundukları,
• Aramaların 20-30 gardiyan eşliğinde gerçekleştiğini,
• Kendilerine sıra ile sayımın dayatıldığını, revir ve hastaneye çıkarılmadıklarını, ilaçlarının verilmediğini veya gecikmeli verildiği, bunun sonucu ağır hastalardan Mehmet AYAZ, Şaban ÇELİK ve Halit TENDİK acile kaldırıldıklarını,
• Daha önceki Cezaevlerinde kendilerine mühürlenip teslim edilen aile fotoğraflarına el konularak kendilerine verilmediğini,
• Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaevi Savcılığı ve Adalet Bakanlığına verdiğimiz şikâyet dilekçelerine cevap alamadıklarını,
• Berbere çıkarılmadıkları, kuaför ihtiyacının koridorda çıplak ve kamera önünde yapabileceklerini aksi takdirde bunu zorla yaptıracakları kendilerine dayatıldığını,
• Cezaevinde spor, atölye veya herhangi bir sosyal faaliyete çıkarılmadıklarını,
• Sonuç olarak, daha önce kalmış oldukları cezaevlerinin hiçbirinde bulunmayan bu ağır koşullar altında, cezaevinde bulunan hiçbir tutuklu ve hükümlünün sağlık ve yaşam güvenliğinin bulunmadığını belirtmişlerdir.
Ağrı İnsan Hakları Derneği oluşturduğu rapaorda tespitlerini ‘’ Askeri cezaevi iken Kapalı Cezaevine çevrilen Ağrı Kapalı Cezaevinin fiziki olarak hükümlü ve tutukluların tutulmasına uygun koşullara sahip olmadığı,
• Fiziki koşullar ile birlikte Cezaevi yönetimi tarafından yapılan baskılar sonucu, cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin, cezaevinde yaşama koşullarının bulunmadığı,
• Tutuklu ve hükümlülerin, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Genel Kurul kararı ile 14 Aralık 1990’da kabul edilen mahkûmların genel hakları” ile “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Bakanlar Komitesi’nin üye devletlere Avrupa Hapishane Kuralları hakkında (2006)2 Nolu Tavsiye Kararı Bölüm 1”de haklarının ihlal veya göz ardı edildiği gözlenmiştir.’’ifadeleri ile sıralandırırken çözüm önerileride sundular .
Ağrı İHD önerilerini 4 maddede sıraladıkları açıklamada ise şu ifadelere yer verdiler ; Öncelikle, Türkiye’deki infaz rejimi mevzuatının ve politikasının uluslararası insan hakları hukukuna ve özel olarak da mahpus haklarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir,
• Mahpuslara yaşatılan işkence ortamından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insana yaraşır bir şekilde bir muamele gösterilmelidir,
• Mahpuslar üzerinde bir baskı mekanizması olarak kullanılan, mahpus kimliği dayatmaları, Çıplak arama, sayımların aramalara dönüştürülmesi, 12 Eylülün askeri hapishaneleri izlenimi yaratan her türlü otoriter yaklaşımdan vazgeçilmelidir,
• Mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanması, koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi, hastalığı olanların tedavi olanaklarından yararlanmaları için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.
• Heyetimiz; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması için hükümeti derhal gerekli çalışmaları başlatmaya davet etmektedir. Ayrıca, Elazığ hapishanelerinde yaşananlara sessiz kalan Adalet Bakanı’nı ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu göreve davet ediyoruz.’’

banner120

    Yorumlar

sanalbasin.com üyesidir
Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Linkler
E-Gazete
Karikatür
  • Twiit
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv